Deniz Gezmiş

Denize Hasret


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Deniz Gezmiş ve Haklı mücadelesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Deniz Gezmiş ve Haklı mücadelesi Bir Paz Tem. 13, 2008 4:37 pm

"Keşke 60. yaşlarını görebilselerdi, keşke bugün aramızda olsalardı ve ülke sorunlarının çözümünde aktif rol oynamaya devam etselerdi. Ancak onların ne yaşamları ne de ölümleri boşuna olmadı. Bugün, mücadeleleri pek çok genç tarafından sürdürülüyor
Gezmiş ve arkadaşları doğduklarında herhangi birileriydi , ancak yaptıklarıyla ve ölümleriyle Türkiye halklarına büyük bir devrimci miras bırakmışlardır.
KISA AMA ONURLU BİR HAYAT

İstanbul'a gelen 6. Filo'yu protesto eylemlerinde de yer alan Gezmiş, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül'de serbest bırakıldı. 1 Kasım 1968'de 'Samsun'dan İstanbul'a Mustafa Kemal Yürüyüşü'nü düzenledi.
1969 Haziran'ında Filistin'e giderek Eylül'e kadar Filistin gerilla kamplarında kalan Gezmiş, 20 Aralık 1969'dayakalandı. 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldı. Daha sonra Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan ile Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nu (THKO) kurdu. Örgütün ilk eylemi olan, İş Bankası Ankara Emek Şubesi soygununa katıldı. 4 Mart 1971'de Ankara'da-ki Balgat Amerikan Üssü'nden dört ABD'li erin kaçırılması eyleminde bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra, Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde yoldaşı Yusuf Aslan ile birlikte yakalandı.
İDAMLARINI KİMLER ONAYLADI?

Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Hasan Korkmazcan, Oğuz Aygün, Necmettin Cevheri, Zeki Çelikel gibi isimler 'kabul' diyenler arasında yer alırken, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Mehmet Ali Aybar, Muammer Erten, Necdet Uğur retçiler arasında yer aldı. Necmettin Erbakan, Osman Bölükbaşı, Hüdai Oral, Mustafa Timisi, Orhan Kabibay ise oylamaya katılmadı.
Deniz Gezmiş, Ankara Merkez Kapalı Ceza Evi'nde 6 Mayıs 1972 sabahı arkadaşlarıyla birlikte idam edildi.
» Ailesine son mektubu
Baba, mektup elinize geçmiş olduğunda aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanızı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun bu olduğunu biliyordu. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye'de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum. Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara'da 1969'da ölen arkadaşım Taylan Özgür'ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul'a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım. Oğlun Deniz Gezmiş » Çelenk, hep onları anlattı
DENİZ Gezmiş'in ve arkadaşlarının avukatı Halit Çelenk, "genç fidanlardın idamını her platformda dile getirerek bu büyük trajediyi şöyle anlattı: "Ulucanlar Ce-zaevi'nin avlusunda kurulan darağacı, başgardiyanın odasının penceresinden net bir şekilde görülüyordu. Biz cezaevine geldiğimizde Deniz bu odaya alınmıştı ve pencerenin tam karşısındaki koltukta oturuyordu. Deniz'in biraz sonra can vereceği darağacı, tam karşısında duruyordu. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra Deniz'i darağacına çıkardılar. İnfaz sürerken, odaya Yusuf'u getirdiler. Yusuf, pencereden Deniz'in son nefesini verişini izledi. Yusuf infaz edilirken de, Hüseyin'i odaya getirdiler ve o da, Yusuf'un infazını saniye saniye gördü. Biraz sonra aynı darağacında ölecek birine, arkadaşının infazını seyrettirmekten daha ağır bir işkence olabilir mi?
İnfaz kesinleşince darağacında can vermenin ne kadar süreceğini düşündüm. Hukuk Fakültesi'nde okuduğumuz 'Adli Tıp' kitabında, asılarak ölümün birkaç dakika içinde gerçekleşeceği yazıyordu. Deniz'in infazını unutamıyorum. Deniz'in can vermesi tam 25 dakika sürdü. O dakikalardaki çaresizliğimi anlatamam. Avukat arkadaşım Mükerrem Erdoğan'la birlikte cezaevi doktoru ile tartışmaya başladık. Bunu fark eden cellat yanımıza yaklaştı ve 'Deniz çok ağır olduğu için ip kopmasın diye çift ilmik kullandım. İnfaz çift ilmik kullandığım için uzadı' dedi. Birkaç dakika içinde sona erecek olan infazın, çift ilmik atılarak 25 dakika sürmesinin adı da, işkencedir. Celladın açıklamasından sonra duruma itiraz edince, Yusuf ve Hüseyin'in infazlarında tek ilmik kullanıldı."
TBMM, yakalanmalarının ardından dönemin Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nce idam cezasıyla yargılanan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının cezasını 24 Nisan 1972'de onayladı. 276 milletvekilinin 'evet', 48 milletvekilinin 'hayır' dediği oylamada, 2 çekimser oy kullanılırken, 115 milletvekili ise oylamaya katılmadı.Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli kentlerde ilk ve orta öğrenimi gören Gezmiş, liseyi İstanbul'da bitirdikten sonra, 1966'da, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Lise yıllarında tanıştığı sol düşünce onu 1965'te Türkiye İşçi Partisi'nin Üsküdar İlçesine üye olmaya taşıdı. 30 Ocak 1968'de Hukuk Fakültesi'nde 'Devrimci Hukukçular Örgütü'nü kuran Gezmiş, 12 Haziran 1968'de İstanbul Üniversitesinin işgal edilmesine önderlik etti.Denizlerin idamının Türkiye için utanç nedeni olduğunu belirten İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Yusuf Alataş, "Böyle bir ülkede, ülke sorunlarına duyarlıysanız, mücadele içindeyseniz yaşlanmanız zor. Hak ve özgürlüklere sahip çıkmanın riski var. Denizleri henüz 20'li yaşlarında, sözüm ona hukuk adına sallandırdılar. Onlar, bedenleriyle, halkları için mücadele etmenin bedelini en ağır şekilde ödediler" dedi.
1965'ten sonra gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden Deniz Gezmiş 12 Mart askeri darbesinin ardından hukuk tarihine geçen tuhaf bir yargılama sonucunda 24 yaşındayken iki arkadaşıyla idam edilmişti.

Kullanıcı profilini gör http://denizehasret.eniyiforum.org

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz